Anket

Kayıtlı anket bulunmamaktadır

Bir Torba Kuru Ekmek

A+ | A-
Uludağ ‘ın eteklerinde bir ev, bir tarafı yolun altı evler. Soğuk bir kış günü. Adres tespitine gittiğim ilk gün. Adresini güç bulduğumuz bir ev, yol kenarında, dağın başladığı evlerin bittiği bir yer. Evin yoldan yüksekliği, ayakta durduğunuzda bir buçuk metre üç basamakla yolun altına evin kapısına indik. İçeriye buyur eden 18 yaşlarında bir genç kız ve yaşlı ninesi, arkalarında kararmış oda duvarları, rutubetten kaynaklanan ağır koku ve soğukluğuyla korkunç bir tablo. Yerde eski kilimler, ayakkabılarımız çıkarmadan içeriye buyur edildik. Ev 3 oda ve hiçbir eşya yok. Yaşlı kadın, Yozgat’tan geldiklerini yaşlı beyinin iş bulursa inşaatlarda çalıştığını, başka hiçbir yerden gelirlerinin olmadığını belirtiyor. Evi geziyorum, mutfak denilen yerde ne ocak ne dolap nede buzdolabı var, dikkatimi çekiyor, bu insanlar ne yer ne içer, yaşlı kadın cevap veriyor. Yanı başında bir naylon torba ve ağzına kadar kuru ekmek dolu. “evladım fırınlardan kalmış, bayatlamış ekmekleri topluyoruz yavrularımla suyun içine batırıp karnımızı doyurmaya çalışıyoruz.” Soruyoruz, evlatlar fakirlikten okula gidecek durumda değil, kendileri de hiç okula gidememiş. Omuzları çökük, gözü yaşlı bizleri uğurladı. Yüreğimde korkunç bir eziklik, gözlerim yaşlı, ama oraya ulaşabildiğim için de çok güzel bir sevinç bir umut. Mehtap ENENGİN